Tuesday, April 9, 2013

Anne Frank'in Hatira Defteri / The Diary of a Young Girl by Anne Frank

Okuduktan yada izledikten sonra uzun sure etkisinde kaldigim kitaplar ve filmler oldu . Anne Frank'in Hatira Defteri adli kitabi okuyup bitirdikten sonra da gunlerce surekli kitaptaki olaylari dusunmekten kendimi alikoyamadim . Gecen aksam filmini de seyredince bu konu hakkindaki duygu ve dusuncelerimi yazmaliyim diye dusundum .

Anne Frank , Hollanda'da yasiyan Yahudi bir ailenin kucuk kizi . Nazi askerlerinin 1940'ta Hollanda'ya saldirip isgal etmelerinden ve 1942'de Yahudi halki icin agir yaptirimlarin uygulanmaya baslamasindan sonra , Frank ailesi dostlariyla birlikte Amsterdam'in Prinsengracht semtinde bir evin arka odasinda saklaniyorlar . Anne 'in iki yil boyunca , 12 Haziran 1942'den 1 Agustos 1944'e kadar '' Arka Ev ''de tuttugu ani defteri olumunden sonra ailenin hayatta kalan tek uyesi Otto H. Frank ( babasi ) tarafindan kitap haline getiriliyor .
Kitap , yasama sevinciyle dopdolu bir cocugun , kucucuk yuregiyle yasadigi korkulari , umutlari , surekli kapali ortamda saklanmak zorunda olmanin yarattigi psikolojik sorunlari , duygu firtinalarini , yanlizligin bunalttigi ve bu bunalimdan kurtulmak icin yazdigi anilardan olusan etkileyici bir eser .

Gunlugunden altini cizdigim satirlar ;

'' Oldukten sonra da yasamaya devam etmek istiyorum . Bana dogustan , kendimi gelistirmek ve icimdekileri yazarak ifade etmek imkani bagisladigi icin Tanri'ya sukrediyorum . ''

" Dunyanın baska ulkelerinde artan yiyecek maddeleri curuyup duruyorken niye biz burada acliktan oluyoruz ? Niye insanlar boylesine cilgin ? ''

'' Kim yukledi bize bunlari ? Kim biz Yahudileri diger butun milletlerden farkli ozel bir konuma getirdi ? ''

'' Bir Hiristiyan yaptiklarindan kendisi sorumludur , bir Yahudi bir sey yaparsa bundan butun Yahudiler sorumludur . ''



Gunlukte bulunan bu fotografin uzerinde kendi el yazisi ile su yazmaktadir ; "hep bu fotografta gorundugum gibi gorunmek isterdim , o zaman belki Hollywood'a gitme sansim olurdu ." (10 ekim 1942)
                                     http://www.annefrank.ch/

Kitabin Arka Kapak yazisi ;

Anne Frank 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasinda bir gunluk tutmus ; surgundeki Hollanda hukumetinin Kultur ve Bilim Bakani Bolkenstein'in radyodaki konusmasini dinleyene kadar da gunlugunun sayfalarini yanlizca kendi icin doldurmustu . Ancak Bolkenstein radyo konusmasinda , gelecek kusaklarin savasta ne gibi dehsetler yasandigini tam anlamiyla anlamasi icin , Hollanda halkinin Almanlardan gordugu zulme sahitlik eden tum belgelerin toplanip yayınlanmasi gerektigini soyluyor ; ornek olarak da gunlukleri veriyordu . Bu sozlerden cok etkilenen Anne Frank , savastan sonra bir kitap cikarmaya karar verdi . Gunlukleri bu kitap icin temel olacakti .
Ne var ki Anne Frank , 1945 yilinin Mart ayinda , on bes yasindayken Bergen Belsen kampinda oldu . Gunlugu ise , savastan sonra hayatta kalan tek aile uyesi , Otto Frank yayimladı . Anne Frank'in Hatira Defteri o zamandan beri dunyada en cok okunan kitaplardan biri oldu . Otuzun uzerinde dile cevrilerek 16 milyon adet satti .
                              video
Kaynak buradan

Anne Frank'in Hatira Defteri'ndeki olaylarin beklentisiyle basladigim Italyan-Macar ortak yapimi , Alison Leslie Gold'un ani ve kitabindan esinlenerek yapilmis '' Anne Frank'i Hatirliyorum-The Diary of Anne Frank '' filmi , kitabin cok kisa bir ozetine yer vermis daha cok 4 Agustos 1944 sabahi ailenin SS subaylari tarafindan tutuklanmasi ve Hollanda '' Gecici Yahudi Kampi ''ndaki yasadiklari anlatilmis . Film basarili ama beni '' Piyanist '' filmi kadar etkilemedi ayrica kitabi okumadan filmi izlememenizi tavsiye derim .
Kitabin birebir uyarlamasi olan 1959 yapimi '' The Diary of Anne Frank '' filminide en kisa zamanda izleyecegim . 

4 comments:

  1. Canim ne guzel bir yer ayirmissin Anne icin blogunda.. Onun hep o resimdeki gibi kaldigini bilmek bana cok aci vermisti.. :( Daha sonra ne kadar guzel ve akilli bir kadin olup belki de bize ciddi bir hayat ilhami olacagini dusundukce cok uzuluyorum.. Belki su an onun yazdigi kitaplari okuyor, insanlik adina deger verilecek isler yapmasini alkisliyor olabilirdik.. Hayat bazen cok acimasiz olabiliyor.. Keske bir sansi olsaydi... Eminim bunu en iyi sekilde degerlendirirdi.. Onu ve katledilen tum yahudi insanlari huzunle aniyorum... :((

    ReplyDelete
  2. Lulu kalplerimiz ne kadar bir ;) Inan bu post'u hazirlarken senin yadiklarinin aynisini hissetmis ve bugun yasasaydi belki bir Maeve Binchy yada Christiane Amanpour olabilirdi diye dusunmus hatta yazmistim sonra cikardim yazidan. Keske onun yasadigini gorebilseydik, 15 yasinda öldugunu bilerek okumama ragmen sonuna kadar hep bir mucize bekledim.

    ReplyDelete
  3. Ahh ! ayni hislerle okudum ben bu kitabi.. Mucizelere hep inandim cunku.. hatta cok yakinlarda mucize tadinda bir sey de yasadim.. :) huzurla uyusun sevgili Anne...

    ReplyDelete
  4. Yasam mucizelerle dolu keske Anne icinde bir mucize olsaydi ve hayatta kalsaydi. Ustelik yasam sevinciyle dopdolu olan bu cocuk mucizeyi hakediyordu :(

    ReplyDelete