Friday, September 19, 2014

Hermias-Yunus Sirtindaki Cocuk / İasos Antik Kenti

Fazil Say'in '' Hermias - Yunus Sirtindaki Cocuk ''  eserinin Dunya promiyeri D-Marin Turgutreis Uluslararasi Klasik Muzik Festivali'nde gerceklesti . Festival 31 Temmuz/1-2-3 Agustos tarihleri arasinda idi ve Fazil Say'in disinda Dunyaca unlu kemanci Vanessa Mae , Arjantinli tenor Jose Cura , 2012 Leyla Gencer San Yarismasi birincisi Fatma Said ve '' Turkiye'nin 3 Tenoru " olarak taninan Aykut Cinar , Ayhan Ustuk , Senol Talinli gibi isimlerin de aralarinda bulundugu 400'u askin sanatci sahne aldi . Gun batimi resitalleri ise kucuk amfitiyatroda sergilendi . O tarihlerde Bodrum'da olmak ve performanslari canli izlemek muthis bir duyguydu . Dinleti ve gorsellik her sey , her sey harikaydi .

Eser , Milas’in Gulluk ( Iasos ) sahil kasabasinda 3000 yil once gectigi soylenen Grek kokenli bir Anadolu efsanesini anlatiyor . Yunus ile Hermias'in uc bin yil once yasadigi dostluk , Fazil Say sayesinde gunumuze tasinmis . Selcuk Yontem , tum ustaligini kullanarak ve etkileyici el-vücut hareketleriyle hikayeyi siirsel bir dille izleyiciye o kadar guzel aktardi ki , onun bu olaganustu performansi bu postu hazirlamamda ilham kaynagi oldu .  

Iasos Antik Kenti

Iasos antik kenti Mugla'nin Milas ilcesine bagli olan Kiyikislacik koyunun antik donemdeki yerlesim biriminin adi ... Mitolojiye gore Argos'tan gelenler tarafindan 4 bin yil once kuruldugu ve ismini kolonistlerin basi Iasos'tan aldigi soylenmektedir .
Kentte yasayanlar verimsiz topraklara sahip olduklarindan gecimlerini balikcilik ile sagliyorlardi , ve bu konuda oldukca usta idiler .

Iasos'ta erkek cocukların gimnasiumda calistiktan sonra denizde yikanmalari bir gelenekti . Bu sirada kiyiya yanasan yunus , cocuklardan birini sirtina alip , aciklara goturuyor ve sonra yeniden kiyiya birakiyordu . Bu oykuyu duyan Iskender , cocugu Babil 'e getirtip deniz tanrisi Poseidon 'un rahibi yapmis . Iasoslular bu olaydan , M.O. 3. yuzyilda cikarilan madeni paralarinda , kolunu yunusun sirtina atmis bicimde yuzen cocuk tasvirine yer verecek kadar etkilenmislerdir .


Iasos'lu Hermias 'in mitolojik oykusu ise soyle :

Efsaneye gore , Iasos bolgesinde guzelligiyle herkesi kendine hayran birakan , yetim bir cocuk varmis . Uzun sari saclari , deniz mavisi gozleri olan bu cacugun adi '' Hermias '' imis , icine kapanik bir mizaci olan Hermias annesiyle birlikte yasiyormus . Arkadaslari denize girip , yuzup eglenirlerken sahilde yalniz basina oturur , onları izlermis . Gunlerden bir gun , kiyiya bir yunus baligi yanasmis , Hermias 'in yalnizligini fark edince onunla sohbete baslamis . Bir sure sonra cocukla yunusun arkadasliklari ilerlemis . Yunus bir gun cocugu sirtina alip , onu aciklara goturmus . Aksam olup cocuklar denizden ciktiklarinda Hermias'in yoklugunu farketmisler , seslenmisler , beklemisler ama bulamamislar .

Annesi disinda herkes umudunu kesmis Hermias'i bulmaktan . Ana yuregi bu ; agliyarak kosmus denizcilere " Ne olur bulun getirin Hermias'imi "diye yalvarmis . Denizciler sandallarina binip aramaya baslamislar mavi Ege'nin serin sularında Hermias'i ama bulamadan huzunle donmusler geriye . Bir gun bir denizci telasli bir sekilde kosarak '' bir yunus baligi ve sirtinda Hermias yuzuyorlardi , o kadar mutlu ve neseliydiler ki yanlarina yaklastim Hermias'i sandalima alabilmek icin ama ikisi de gozden kayboldular " demis . Cok gecmeden bir baska balikci , ardindan bir baskasi , sonra diger balikcilar hep ayni haberi iletmisler . Hermias'i yunus ustunde gordugunu soyleyen balikcilarin sayisi , gormeyenlerin sayisini asmis . “ Yunus ustunde Hermias ”, soylence gibi dillerde dolasir olmus ...

Aradan uzun bir zaman gectikten sonra bir gun , kiyiya vurmus bir cocuk ve yunus baligi bulmuslar . Hermias oldugunu anlayan halk hemen annesine haber salmis . Annesi kavusmus Hermias'ina ama hem cocuk hem yunus yasamlarini yitirmisler . Birlikte o kadar mutlu ve huzurlu gorunuyorlarmis ki ayiramamislar iki can dostu ve ayni mezara koymuslar uzerine de , Yunusun sirtina binmis cocugu tasvir eden bir tas heykel dikmisler.


 Hermias ’in kayboldugu ucuncu bolum :

Hermias ortalarda yok .

Yok Hermias .

Dünya yakisiklisi

arkadaslarinin cani

anasinin kuzusu yok !

Herkes toplandi bir araya

Hermias’i goren yok

Butun cocuklar telasta

Kimse gormemis onu

Koy yolunda

Herkes yaninda , caninda

bilmis ama

Hermias yok !

Kiyida …

yok !

Denizde …

yok !

Kayaliklarda …

yok !

Koylarda …

yok !

Butun Milas acida …

Bir haber pesinde

Haber yok !

Iz pesinde

Iz yok !

Masum bir yuz pesinde

yok !

O yoksa

anasi yok

kalbi yok

Milas yok

Guller yok

Gulluk yok

Yer yarildi desen

yok !

Gokler acildi desen

Yok !

Hermiaaaaaaaaaassssssssss …..

Yok yok yok


6 comments:

  1. Cok begendim, Ayfercim. Nefis bir kultur ziyafeti..

    ReplyDelete
  2. Sizlerle de gidecegiz insallah Lutfucum..

    ReplyDelete
  3. Canimm ! Ne cok ihmal ettim blogunu.. Oysa ne cok seviyorum ogreti dolu postlarinı, asiladigin umudu ve zarif kelimelerini.. Ozur dilerim bu aptal kayip zaman icin.. :( Telafi edecegim geriye donuk :) Tek bir post kacsin istemiyorum... Bu post cok sey soylemeyi hakediyor.. O muthis Fazil Say konserinde cok yakin bir arkadasim Obua caliyordu.. Orada olmakyi cok cok cok isterdim.. En azindan tanidigim bir kac sanata deger veren kisinin gittigini bilmek cok guzel ! Bir de bu nefis mitolojik hikaye ile agladigimi da iletmek isterim.. Ana yuregi diyelim buna di mi ? :) operim canim. x

    ReplyDelete
  4. Yine harika sozlerinle mest ettin beni Lulucum.. Inan senin yorumlarin, dusuncelerin cok onemli benim icin...Cok tesekkurler canim <3

    ReplyDelete